Beyhude çırpınışlar

Beyhude çırpınışlar
Gazetelerin ve gazetecilerin görevi; yanlışın karşısında, doğrunun yanında olmaktır. Haksızlığa karşı, haklının yanında durmaktır. Adaletsizliğin karşısında, adaleti savunmaktır. Ezenin karşısında, ezilenin yanında, sömürenin karşısında, sömürülenin yanında, bulunmaktır. Yalana, talana, yolsuzluğa, hırsızlığa karşı koymak ve toplumsal barışın korunması doğrultusunda çalışmaktır.
Bunlar; olmazsa olmazıdır gazetelerin ve gazetecilerin.
Peki, günümüz Türkiye’sinde böyle mi?
Ne gezer! “Benim memurum işini bilir” tekerlemesi, yozlaşmanın önünü açınca, maya bozuldu.
İlkesizliğin, sahtekârlığın, yağcılığın normalleştiğini, onursuzluğun sıradan ilişkilerde bile anahtar olarak kullanıldığını söyleyebilirim.
Genelden, yerele dönelim ve Meltem Gazetesi’ne bir bakalım: Meltem bugünlere nasıl geldi?
Yukarıda sözünü ettiğimiz ilkelerden -hiç ama hiç ödün vermeden- yarım asırdır ayakta kalabildi. Kendini hiç düşünmedi. Tüm güçlüklere karşın, görev sorumluluğunun bilinci içinde 50 yıldır, Karacabey’in gözü, kulağı, dili olmaya özen gösterdi.
Meltem bu konuda kaygı duyabilecekler için ise iddialı bir adım atarak “Geriye dönük tüm arşivlerin dileyene açık olduğunu” duyurdu. Hatta aksi bir bulguya rastlanılması durumunda, mesleğin sona erdirileceğini açıkladı.
Ses çıkmadı, çıkamaz da. Özellikle Belediye’nin Ergün Koç’la ilgili dönemindeki yazılanların, bir teki çürütülemedi.
Elliye yakın suç duyurusunun, bir teki yalanlanamadı. Bir teki, tekzip edilemedi. Edilemez de. Çünkü Meltem, sürekli doğruların yanında yer aldı.
Belediye Başkanı’nın dudağını oynatmasını, Karacabey’e çağ atlatılmış gibi abartılı haber yapmadı. Yalan yazmadı, halkı kandırma yoluna girmedi. Kamu adına görev yapmanın sorumluluğu içinde toplumsal çıkarları savundu. Koç’un halka yalan söylediğini belgeledi. Ismarlama haber yaparak Başkana övgü düzmedi.
Meltem, “Kör kuruşun hesabını yapıyoruz. Kamu mallarına gözümüz gibi bakıyoruz” nağmeleri öne çıkarılırken, Belediyede bilgisayarların nasıl ve neden buharlaştığını sorguladı. 2886 sayılı Devlet İhale Yasası’na göre, içinde bakır, alüminyum, çelik krom gibi değeri yüksek malzemelerin de bulunabileceği söz konusu olabilecek “İhalesiz hurda demir satışı” yapılamayacağını duyurdu. Adrese teslim ihalelere dikkat çekti. Antidemokratik uygulamaları dile getirdi. Belediyenin şeffaf olmadığını ve huzursuzluğun dayanılmaz boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Meltem; kimsenin söyleyemediklerini söyledi.
Meltem, Belediyede Cumhuriyet tarihinde görülmemiş çok ilginç usulsüzlükleri gün ışığına çıkarırken, fincancı katırları ürkecekmiş diye düşünmedi. İdare-i maslahatçı olmadı. İlan bedelleri ödenmezmiş, iş vermezlermiş diye kaygılanmadı. Gelene ağam, gidene paşam demedi.
Kısaca, üç maymunu oynamadı, hiç satılmadı.
Peki, ne oldu?
Ismarlama haber yapanlar ödüllendirilirken, insanlık ayaklar altında paspas yapıldı. Anayasanın eşitlik ilkeleri çiğnendi. Demokrat olduklarını söyleyenler, eleştirileri sindiremeyince, her türlü baskı denendi. Hiçbir şeyin değişmediği görülünce, Meltem’in kapısına kilit vurularak zorbalıkla susturma eylemi gerçekleştirildi.
“Ben yaparsam olur” mantığı ile yasalar çiğnenerek kapatılan Meltem, 18 gün süreyle yayımlanamadı. Bursa İdare Mahkemesi kararıyla açılan işyeri Belediyece bir hafta süre tanınarak ikinci kez kapatılmak istendi.
Neden acaba?
Meltem’in iddialarının demokratik yollardan çürütülmesi varken, ikinci kez susturulmak istenmesinin açıklaması, ancak “Belediye ile ilgili soruşturmaların derinleştirilmeye başlanmasıyla; korkunun dağları sarmasındandır” diye yapılabilir.
Başka ne düşünülebilir?
Neyse ki, herkes için gerekli olan hukuk yine kendini gösterdi ve Bursa 3. İdare Mahkemesi 16.01.2008 tarihli kararıyla ikinci kez yürütmeyi durdurma verdi.
Meltem’in susturulamayacağının anlaşılmasından hemen sonra bu kez; 01.01.2008 günü akşamı saat 23.45 sıralarında evimizin önünde silahlar konuşturuldu.
Ne dersiniz, yöntem mi değişti acaba?
Bunları kim yapıyordur, ya da kimler yaptırıyordur?
Bunlar, evimizin önünde son bir yıl içinde 4-5 kez yaşanan beyhude çırpınışlardır.
Şurası iyi bilinmelidir ki, Meltem hiçbir koşulda susmayacaktır.
Katillerin kahraman görüldüğü, yalakaların el üstünde tutulduğu, hırsızların saygınlaştırılarak değer kabul edildiği bir ülkede yaşamanın zorluğu; küçük yerlerde gazetecilik yapmaya çalışanlar açısından çok fazla hissedilir oldu.
Geriye dönüp baktığımızda; son 35 yılını Belediye’nin kiracısı olarak geçiren Meltem’e karşı yapılan antidemokratik baskıların -hatta yasal olmayan saldırıların- rastlantı olmadığı rahatlıkla görülebilir.
Bunların; yalana, talana, yolsuzluğa karşı koyanlarla, devletin gücünü kullanarak, yasal olmayan kulvarlarda oynayanların, ilginç mücadelelerinden kaynaklandığı kolayca anlaşılabilir.
Kalkınma sürecini tamamlayamayan, eğitimsiz toplumlardan çıkan birçok yöneticinin; saldırganlığı kabul edilebilir.
Ancak kabul edemediğimiz; devletin gücü kullanılarak, Meltem’e karşı yargısız infaz yapılmaya çalışılmasıdır.
Kabul edemediğimiz; bunlara suskun kalınmasıdır ve kovboyların hala bulunamamış olmasıdır.


HANGİ YÜZLE ADAY OLACAK?
Karacabey Belediye Başkanı Ergün Koç giderek yakınlaşan yerel seçimlere endekslendi.
Bol bol gıda yardımı yapıyor. Değirmenin suyu nereden geliyor pek bilemeyiz. 150 bin YTL’ yi bulduğu söylenen gıda yardımı alımlarında ihale yapılıp yapılmadığını da bilemeyiz.
Duyduklarımız; geçtiğimiz Ramazan’da 150 bin YTL’ yi bulan paketlerin ihalesiz alındığı yönündedir. Doğru mudur, değil midir bunu Belediye Başkanı’nın önü, arkası kontrollü, yüzü nurlu Özel Basın Danışmanı açıklayınca daha iyi öğrenebiliriz.
Anlı şanlı Basın Danışmanı’ndan, 19 Ağustos 2007 günü Karacabey’in girişindeki bir akaryakıt istasyonu bahçesine 174 ton, Ova köyleri yolunda bir çiftliğe 360 ton asfaltlama yapılmasının nasıl organize edildiğinin açıklanmasını da bekliyoruz. Asfaltın toplamı nereden bakılsa 534 bin YTL’ yi buluyor.
Bu rakam belediyenin kasasına girdi mi, girmedi mi? Tahsilât makbuzları gösterilebilir mi?
İyi şeyler duymuyoruz da…
NASIL OY İSTEYECEK?
Seçim yatırımlarını yoğunlaştıran Belediye Başkanı Ergün Koç “Beni izlemeye devam edin” diyor…
Demek istiyor ki, “Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır.”
Çok doğru söylüyor.
Çatrak’ta bekleyen 10 yatırımcıyı seçilir seçilmez Karacabey’e getirdi ve çok önemli bir istihdam sağlayarak 5 bin işsizimize iş kapısı açtı(!)
Çalıştırılmadığı için 60 bin YTL ceza ödenen Atıksu Arıtma Tesislerini çalıştırdı(!)
Kansere dönüşen Karacabey Çöplüğü’nü bir çırpıda halletti(!)
Yaya kaldırımları işgalini engelledi(!) Şehir içindeki trafik keşmekeşliğine beş dakikada son verdi(!) Leş gibi kokan içme suyunu bal eyledi(!)
Karacabeylinin sosyal ve ekonomik yaşam standardını çok yükseltti(!)
Kaçak inşaatları bıçak gibi kesti(!) Deprem korkusunu kaldırdı(!)
Karacabey’in cadde ve sokaklarını pırıl, pırıl yaptı(!) Yeniden yemyeşil, çağdaş bir kent yaratarak AB’ye soktu(!)
Ergün Koç kısaca, bundan önceki seçim meydanlarında ne söz verdiyse tümünü fazlasıyla yaptı(!)
… Ve bu yüzdendir ki, yaptıkları yapacaklarının teminatıdır.
Şaka bir yana, ANAP’ın da desteğini almış gibi görünen Ergün Koç seçim yatırımlarına devam ediyor.
Yüzde 60’ı Erol Onur döneminde tamamlanan Atatürk Kültür Parkı’nın, şaibeli Pazaryeri’nin ve önüne, Meclis kararı alınmadan, yani meclis üyeleri yok sayılarak Coşkun Örs İş Hanı tabelası asılan yerin, geçen hafta açılışları yapıldı.
Belediyenin binlerce davetiye dağıtmasına ve yoğun çaba harcamasına karşın, DP Genel Başkanı Süleyman Soylu’nun da katılımıyla gerçekleştirilen açılışlara vatandaş pek ilgi göstermedi.
Fiyaskoyla sonuçlanan açılışlarda, kendi kendilerine plaket verenlerin “Kendin pişir-kendin ye” şovuyla karşılaştık.
Dışarıdan görünen bunlar.
Peki; Ergün Koç, seçmenden nasıl oy isteyecek?


KOÇ’UN ONUR BELGESİ
Belediye’nin nasıl yönetildiğinin belli olmadığını, içinin kaynadığını defalarca duyurduk.
Aşağıda, Ergün Koç’un partililerinin de içinde yer aldığı 11 Meclis Üyesi’nin imzalarıyla 28.04.2005 tarihli, İçişleri Bakanlığı’na gönderilen Başkanla ilgili şikâyet dilekçesini ve bu dilekçe sonunda nasıl aklandığını hiçbir yorum yapmadan bilgilerinize sunuyorum:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir