Ali Koyuncu: Tek taraflı sözleşme devri sona erdi

Karacabey Ziraat Odası’nın düzenlediği panelde tarımdaki yeni düzenlemeleri anlatan AK Parti Milletvekili
Ali Koyuncu: Tek taraflı sözleşme devri sona erdi
*Amonyum Nitrat gübresinin satışının yasaklanmasını isteyen Karaca, teröristlerin tarımsal maddelerle masumların canına kıymalarından rahatsız olduklarını söyledi.
*Üreticilere müjdeli haberler veren Koyuncu, tek taraflı sözleşmeyle çiftçilerin bundan sonra ezilmeyeceğini belirtti. Yeni yasa ile üretici ve sanayicinin karşılıklı çıkarları korunacak.
*’Tarım İhtisas Bölgesi ve Organize Tarım, Hayvancılık Sanayi Bölgesi’ projesine sahip çıkılmasını isteyen Koyuncu, tarımın başkenti olma yolunda büyük bir fırsatın Karacabey ve Mustafakemalpaşa’nın elinde olduğunu vurguladı.
Karacabey Ziraat Odası’nın düzenlediği “Tarımı tartışalım, tarımı konuşalım” konulu tarımın sorunlarının ele alındığı panel yoğun ilgi gördü.
Borsa Konferans Salonu’ndaki panele Bursa AK Parti Milletvekili Ali Koyuncu, Kaymakam Dursun Balaban, UEDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Talat Özen, İl Tarım Müdür Yardımcısı M.Ali Koçkaya, DSİ Bölge Müdür Yardımcısı İsmail Yılmaz, Orman Bölge Müdürü Ali Girgin, Mustafakemalpaşa, Manyas, İnegöl ve Yenişehir’den çiftçi örgütleri temsilcileri ile çok sayıda üretici katıldı.
Panelin açılışını yapan Karacabey Ziraat Odası Başkanı Nuri Karaca, müjdeli haber bekleyen çiftçinin salonu doldurmasından mutlu olduğunu belirtti. Karaca, “Panelin amacı üreticin yaşadığı sıkıntıları konuşmak ve yeni projeleri milletvekilimize iletmektir” dedi.
Karaca, Amonyum Nitrat gübresinin sıkça terör eylemlerinde kullanılmasından rahatsız olduklarını belirterek, bu gübrenin yasaklanmasını istedi. Karaca, “Terör olaylarında sıkça kullanılan %33’lük Amonyum Nitrat içeren gübreler yasaklansın. Çiftçi kesimi olarak bu gübrenin, terör eylemlerinde patlayıcı madde olarak kullanılmasından rahatsızız. Bunun yerine diğer gübre çeşitlerini kullanarak, oluşacak toprak besleme açığını kapatırız” diye konuşan Karaca, Koyuncu’dan bu isteği TBMM’ne iletmesini istedi.
Karaca, daha sonra Koyuncu’ya cevaplandırması isteğiyle şu soruları yöneltti;
“Sözleşmeli tarımda yıllardır devam eden sorun ne zaman bitecek. Mecliste bununla ilgili çalışma ne safhada.
Mısır, Ayçiçeği ve Kanola bitkilerinin destekleme genelgesi yayınlanarak, ürünlerin desteklemesi geçen yıla oranla %30 arttırılmalıdır.
Gübre fiyatları son 3 ayda astronomik rakamlara ulaştı. Önerimiz gübrede KDV’nin %18’den %1’e düşürülmesidir.
Ödemesi geciken desteklemeler ne zaman ödenecek.
Kıranlar ile Şahinköy’de yapılması düşünülen kireç ve çimento fabrikalarıyla ilgili düşünceleriniz nedir?
Önümüzdeki yıl Karacabey TİGEM arazileri ihaleye çıkartılmadan Ziraat Odası’na veya çiftçiye tahsis edilemez mi?
Elektrikli sulama çalışmaları ne safhada. Projelendirilen bölgeler ne zaman bitirilecek?
Sulama sistemlerimizin alt yapıları çok eskidi. Kapalı devre sistemler ile ilgili bir çalışma var mı?
Bölgemiz hibe ve desteklerden yeterince yararlanamamakla beraber, AB projelerinden de istifade edememektedir. Bu konuda bizlere nasıl yardımcı olabilirsiniz?”
Karaca, konuşmasının ardından Ali Koyuncu’yu, TBMM’de çiftçi kökenli vekil olarak, üreticiyi temsil etmesinden dolayı plaketle ödüllendirdi.
Panele konuşmacı olarak katılan Bursa AK Parti Milletvekili Ali Koyuncu, TBMM Tarım Komisyonu’nda bir dizi önlemler alındığını belirtti. Koyuncu, tarımda yaşanan gelişmeleri aktararak başladığı konuşmasında üreticilere sevindirici haberler verdi.
Koyuncu, “Meclis Tarım Komisyonu’na çalışmaların dışında kalmamak için üye oldum. İçinizden gelen biri olarak yaşadığımız ve yaşamakta olduğunuz sıkıntıları sürekli dile getirdim. Öncelikle, yıllardır üretici olarak sanayici ve tüccar karşısında ezildik. Emek vererek ve büyük masraflarla yetiştirdiğimiz ürünleri tek taraflı sözleşmelerle ipotek altına aldırdık. Bundan hep karlı çıkan sanayici ve tüccar oldu. Dünya üzerinde çiftçinin bu kadar ezildiği bir sözleşme yok. Ziraat Odaları daha önce bu konuda çalıştılar. Ancak kendi içimizde bir beraberlik ortamı yaratamadığımız için hakkımızı koruyamadık. Şimdi bu tek taraflı sözleşme dönemi tarihe karışıyor. Sözleşmeli Tarım Uygulama Yönetmeliği hazırlandı. Bu sistemle artık ürün fiyatı sözleşme yapılırken belirlenecek ve ödeme takvimi, avanslar, gübre, ilaç gibi ihtiyaçlarda garanti altına alınacak. Eskiden tek taraflı sözleşmelerde yaşanan haksızlıkları çözecek bir yol yoktu. Şimdi bu yönetmelik ile taraflar birbirlerine verdikleri sözleri tutmak zorunda. En kısa zamanda bu yasa çıkacak” diyen Koyuncu, tek taraflı sözleşme döneminin kapandığını müjdeledi.
Yıllardır eksikliği hissedilen Tarım Kanunu’nun çıkmasıyla çiftçinin de haklarının korunmaya başladığını vurgulayan Koyuncu, “Tarım Kanunu çıktıktan sonra Destekleme Kurulu kuruldu. Destekleme fiyatları artık bu kurul tarafından belirleniyor. Yapılan yeni bir çalışma ile Doğrudan Gelir Desteği uygulaması kalkacak. Bunun yerine ürün desteklemesine ağırlık vereceğiz. Türkiye genelinde tarım havzaları oluşturularak buralarda ürün planlanmasına gidilecek. Ürün deseni oluşturulan bölgelerde ekilen ürünlere destekleme verilecek. Bu projeyle Avrupa’da 20 üründe birinciliğe oynayacağız.
Gübre fiyatlarında ki artış dünya piyasalarında Azot fiyatının 80 dolarda 300 dolara yükselmesi ve enerji hammaddesindeki fiyat artışından kaynaklanıyor. Gübrede dünyada bir tekelleşme yaşanıyor. Bu yüzden fiyatlarda %37’lik artış yaşandı. Sorunu Başbakan’a ilettik. İran’da gübre fabrikası satın alarak düşük maliyetlerle gübre üretmek için girişimler başladı. KDV’yi %’1’re indirmek içinde girişimlere başlayacağız.
Bir kısım desteklemeleri ödeyemedik. Terörle mücadele için bazı kaynaklar buraya kaydırıldı. 2008 yılı terörün kökün kazındığı bir yıl olacak. Ama geciken ödemeler hemen yapılacak. Önümüzdeki ay hayvancılığa 100, yem bitkilerine de 50 olmak üzere toplam 150 milyon YTL’yi üreticimize dağıtacağız.
Tarıma zarar verecekse bu tesislere karşı olduğumu söyledim. Öncelikle bu konuda bilim adamlarına danışılmalı. Üniversite raporlarına göre hareket edilmeli. Bu konuda Karacabey’in tarafında olduğunu defalarca söyledim.
TİGEM arazilerin bedellerinin yüksekliği yüzünden Karacabey ve Mustafakemalpaşa Ziraat Odaları ihaleye giremedi. Buradaki eksikliğimiz birlikte hareket edememeniz oldu. Her zaman oyun bozanı oynayamayız. Takım ruhu ile hareket ederek oyunun içinde olmalıyız. Bu konuda çalışmalarımız olacak.
Elektrikli sulamaya Fevzipaşa ve Tophisar Köyü önümüzdeki yıl geçecek. Köylerimiz projelerini hazırladı. Bizde takipçisi olarak, projeyi yaşama geçirdik. Şimdi diyeceksiniz neden bu köyler. Diğer köylerden böyle bir talep gelmedi. Projesini hazırlayan köyler elektrikli sulamaya geçebilir.
Sulama sistemlerinin yenilenmesi maliyetli bir iş ve uzun bir zamana yayılıyor. Yeni bir çalışmayla basınçlı ve vanalı sulama sistemlerinin ihalesi yapılacak. Özel şirketler gelecek sistemleri kuracak ve çiftçiye hizmet götürecek. Bunun için yasa çalışmaları tamamlandı. Önümüzdeki günlerde de bu yasa çıkacak. Ayrıca sulama birlikleriyle ilgili yeni bir yasal düzenlemede yapılacak.
Bölge olarak proje üretemiyoruz. Bu yüzdene de birçok hibe ve desteklemeden mahrum kalıyoruz. Kırsal Kalkınma Projeleri’nden yararlanmak içinde bir çalışma yok. Bu konuda odalar öncülük etmeli. Projeleri hazırlasınlar bizde hizmet pastasından bir dilim almaları için çalışalım. Her şeyi ayağımıza beklemekle sadece kendimizi avuturuz” dedi.
Karacabey Ziraat Odası Başkanı Nuri Karaca, Koyuncu’nun açıklamalarının kendilerini umutlandırdığını belirterek, sözleşmeli tarımda çıkacak yönetmeliğin uygulamadaki bir çok sıkıntıya son vermesini beklediklerini söyledi. Acele ederek fabrikalara taahhüt veren üreticilerin çiftçilerin bütünlüğüne zarar verdiğini belirten Karaca, desteklemelerin devam etmesi gerektiğini kaydetti.
UEDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Talat Özen, elektrikli sulamaya geçişte Karacabey ve Mustafakemalpaşa’da ana hatların kurulduğunu ancak talep olmadığını belirtti. Özen, “Daha önce kurumumuz bu konuda bölgesel projeler üretti. Bazı bölgelerde ana hatlar tamamlandı ancak talep olmadığı için, kaynak israfı olarak bakılmakta. En az beş kişilik bir grup olarak başvuran çiftçimiz bu sistemden yararlanabilir. Başvurularını bekliyoruz” diye konuşan Özen, Karacabey’in rüzgar tutan bir bölge olmasından dolayı sık sık arızlar yaşandığını ifade etti. Özen, Karacabey için yeni bir proje hazırladıklarını, gelecek önerilere de sıcak baktıklarını belirterek sıkıntının en kısa sürede ortadan kaldırılması için çalıştıklarını vurguladı.
Kaymakam Dursun Balaban, Türkiye’nin yeniden tarımda kendi kendine yetebilen bir ülke konumuna dönmesi için kaynakların verimli kullanılması gerektiğini belirtti. Balaban, Manyas barajı projesinin bölge çiftçisinin su gereksinimi için hayati önem taşıdığını kaydederken, göl etrafında çeltik ekiminin yasaklanmasını istedi. Balaban, Manyas Barajı’ndan sonra, Gölecik barajı’nın da bölge çiftçisine kazandırılmasının önemine değindi.
İki bölüm halinde gerçekleşen panelin ikinci bölümünde Bursa-İzmir yolunun TJK karşısındaki 20 bin dönümlük TİGEM arazilerinde kurulması planlanan ‘Tarım İhtisas Bölgesi ve Organize Tarım, Hayvancılık Sanayi Bölgesi’ projesi tanıtıldı. Karacabey ve Mustafakemalpaşa’nın projeye sahip çıkarsa yaşama geçirileceği vurgulandı. Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyacak projenin tanıtımını yapan AK Parti Bursa milletvekili Ali Koyuncu, oluşturulacak mütevelli heyetin kuruluş için çalışmaları yürüteceğini açıkladı.
Bursa Tarım İl Müdür Yardımcısı M.Ali Koçkaya, projenin tarıma dayalı işletme kurmak isteyen sanayici için hazırlandığını vurguladı. Yatırım alanı göstermede sıkıntı yaşadıklarını belirten Koçkaya, projenin alt yapısını kurmak için bilimsel çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Koçkaya, “Proje Türk tarımında yeni bir çığır açacak.Tarım arazileri üzerine kurulmak istenen tesisler toprak koruma kuruluna takılırken, projeyle tarımsal sanayi bir merkezde toplanacak” diye konuştu.
Tarımda aşırı azot kullanımının toprağı verimsizleştirdiğini belirten Koçkaya, mevcut toprak tahlil laboratuarının İl Özel İdare’den çıkan 250 bin YTL ödenekle modern koşullara kavuşturulacağını bildirdi. Koçkaya, Karacabey, Mustafakemalpaşa ve Bandırma’daki süt üreticilerinin de bu laboratuar sayesinde kaliteli süt üretme olanağı kazanacağını sözlerine ekledi.
DSİ 1. Bölge Müdürü İsmail Yılmaz ise mevcut tarımsal sulama sistemlerinin revize edilmesi çalışmaları ve 2008’de barajlardaki su miktarlarını anlattığı konuşmasında kuraklık beklenmediğini açıkladı. Yılmaz, Manyas ve Uluabat göllerindeki su oranlarının olumlu bir seyirde olduğunu kaydetti.
Çevre ve Orman İl Müdürü Ali Girgin’de 20 bin dönüm özel ağaçlandırma alanına sahip Karacabey’in hiçbir girişimde bulunmamasını hayretle karşıladığını belirtti. Girgin, 5 bin dönüm özel ağaçlandırmanın bulunduğu Karacabey’de köy tüzel kişiliklerine hibe fonlarla ağaçlandırma yapıldığına işaret ederek, bölge çiftçisinin 12 milyon YTL gelir sağlayabileceğini vurguladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir