Karacabey Meltem Gazetesi

ARŞİVLER

Ne testi kırılsın, ne yas tutulsun…

Ne testi kırılsın, ne yas tutulsun…

Kâh doğal, kâh insan eliyle gelen felaketler tarihin her döneminde olduğu gibi bizim dönemimizde de yaşanmaya devam ediyor. Doğaya edilen her kötü muamele geri dönüşümünü afet olarak veriyor. Kesilen ağaçlar, doldurulan denizler, daha çok enerji elde etmek için yatağı değiştirilen dereler, sondaj sondaj üzerine yapılıp, kazma kazma üzerine vurularak köstebek...

Böyle mi, değil mi?

Böyle mi, değil mi?

Maden ocağı yan gelip yatma yeri değildir, değil mi? Madencinin kaderi ölmektir, değil mi? Hem; güzel de öldüler, değil mi? Şehitlik mertebesine ulaşmıştır şimdi onlar, değil mi? Cennette keyf-î âlâ içindedirler hepsi, değil mi? Biz burada boşu boşuna yaygara kopartıyoruz, değil mi? Ölü bedenleri rahat bırakmıyor, onların üzerinden siyaset yapıyoruz,...

Anneler Günü’nü başlattığım için çok pişmanım!

Anneler Günü’nü başlattığım için...

Erkeklerin bolca şikâyetlendiği, alış-veriş sektörününse dört göz beklediği günlerden Anneler Günü nereden çıkmış diye merak edenler vardır dedim ve şöyle bir gerilere kadar gideyim de önce ben öğreneyim, sonra da sizlerle paylaşayım istedim. İlk anneler günü kutlamaları çok eskilere, Antik Yunan tarihine kadar dayanmakta. Tevatür o ki, ilk anneler günü...

Doğanın tekerine çomak sokup durmayın!

Doğanın tekerine çomak sokup durmayın!

Daha önce de izlemiştim ya, dün yine 2010 yılında Fethiye-Hisarönü’ndeki beton havuzdan kurtarıldıktan sonra Born Free tarafından rehabilite edilerek 9 Mayıs 2012’de yeniden özgürlüklerine kavuşan iki yunusun özgürlük anını izledim. Kahramanları projeye “Maviye Dönüş” adını vermişler. Tam bir ‘Özgürlüğe Dönüş’tü benim o videoda gördüklerim. Uyum sürecinde barındırıldıkları havuzda sanki salınıvereceklerini...

Dişe diş, kana kan, hatta idamsa idam!

Dişe diş, kana kan, hatta idamsa idam!

Çocukluğumda bir dergide Dostoyevski’nin Cürüm ve Ceza (Suç ve Ceza) romanının çizgilerle canlandırılmış halini okumuştum. Resimlere bakarken ve konuşma baloncuklarını okurken içimin nasıl ürperdiğini hâlâ hatırlarım. Suç işlemek, saklanmak, kaçmak, sürekli yakalanma korkusu içinde yaşamak dayanılmaz bir şey olmalıydı. Okumamış olanlar için romandan kısaca bahsedeyim: Fakir bir genç olan Raskolnikov,...

DİĞER SAYFALAR

GÜNÜN HABERLERİ